ALTIN 258,1920
DOLAR 5,7146
EURO 6,4139
BIST 98.028
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Gök Gürültülü
En çok okunanlar
Osman oğulları Orta Asya'dan göç edip Anadolu'ya geçen Oğuz Türklerinin...
Kanuni Sultan Süleyman, sözleri, kısaca hayatı, ölümü, babası, annes, mezarı,...
Ertuğrul Gazi Kimdir? Ertuğrul Bey osmanlı devletinin kurucusu Osman Gazi'nin...

Fatih Sultan Mehmed Kimdir?

A+
A-

Fatih Sultan Mehmed hayatı, Fatih Sultan Mehmed kitap, Fatih Sultan Mehmed istanbula giriş resmi, Fatih Sultan Mehmed yüzüğü

Fatih sultan Mehmed kimdir? Onun hakkında bir çok bilgiye sahip olabilirsiniz. Hayatını, savaşlarını, kişisel yönlerini, Istanbul’u fetih zamanlarını ve daha bir çok bilgisi olan Osmanlı Padişahı’dır.

Fatih Sultan Mehmed Peygamber Efendimiz’in müjdesine mazhar olan büyük bir komutandır. Osmanlı padişahları arasında isminden en çok bahsedilen sultandır. Sultan Mehmed bir çağı kapatıp yeni bir çağ açan Osmanlı padişahlarından biridir. Karekteri ve büyük bir komutan olması onun en iyi vasıflarıdır.

Fatih Sultan Mehmed’in Hayatı

Tarihe adını Fatih Sultan Mehmed Han olarak yazdırmış olan II.Mehmed, 29 Mart 1432 pazar günü şafak vaktinde devletin başkenti olan Edirne’de II.Murad’ın üçüncü oğlu olarak dünyaya geldi. Annesi Hüma Hatun, tarihçi Babinger ve yazar Lord Kinross’a göre gayrimüslim bir köledir. Vefatından sonra acem efsanelerindeki cennet kuşu uyumundan esinlenerek Hüma Hatun olarak adlandırılmıştır.

  • Fatih Sultan Mehmed ilk olarak 1444-46 yıllarında daha sonra 1451-1481 yılları ile olmakla birlikte toplamda 30 yıl tahtta kalmıştır.
  • Mehmed, Fatih ünvanını 1453 yılında Istanbul’u fetih ederek almıştır. Böylelikle Fatih Sultan Mehmed olarak ismi tarihe geçmiştir.
  • İstanbul’u fetih ederek bin yıllık Bizans imparatorluğuna son vermiş ve tarihçilere göre orta çağın kapanışı yeni çağın başlangıcı sayıldı.
  • Öte yandan Fatih Sultan Mehmed, Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed s.a.v in müjdesine mazhar olmuş bir komutandır.

Mehmed iki yaşına kadar Edirne’de kaldıktan sonra 1434 de süt ninesi ve küçük ağabeyi Ali ile birlikte 14 yaşındaki büyük ağabeyi Ahmed’in Rum sancakbeyi olduğu Amasya’ya gönderildi. Burada ağabeyi Ahmed’in erken yaşta ölmesi üzerine Mehmed 6 yaşında Rum sancakbeyi oldu. Diğer ağabeyi lise Manisa’da Saruhan sancak beyi oldu. İki yıl sonra babaları ikinci Murad’ın talimatı ile iki kardeş yer değiştirdiler ve Mehmed Saruhan sancak beyi oldu.

Fatih Sultan Mehmed Soyağacı

Fatih Sultan Mehmed Kimdir?

Fatih Sultan Mehmed – II.Mehmed
Doğum tarih
i: 30 Mart 1432 Edirne
Ölüm tarihi: 3 Mayıs 1481 Hünkar Çayırı
Babası: II. Murad
Annesi: Hüma Hatun
Kardeşleri: Alâaddin, Fatma Hatun
Çocukları: II. Bayezid, Şehzade Mustafa, Cem Sultan, Gevherhan Sultan
: Emine Gülbahar Hatun, Gülşah Hatun, Hatice Hatun, Sitti Mükrime Hatun, Çiçek Hatun, Hüma Hatun, Hatice Halime Hatun, Mara Hatun 

Fatih Sultan Mehmed’in eğitimi için babası çeşitli hocalar görevlendirdi ancak zeki olduğu kadar hırçın bir çocuk olan Mehmed’in eğitilmesi kolay olmadı. Sonunda babası heybetli ve otoriter bir alim olan Molla Gürani’yi görevlendirdi.

Peygamber Efendimizin müjdesi

“İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.”

Istanbul’un Fetihi için yaptığı hazırlıklar

  • İstanbul boğazının Avrupa tarafına Rumeli Hisarını (Boğaz Kesen) yaptırdı.
  • Şahi” adı verilen ağır top döktürüldü.
  • Mora’ya asker gönderilerek gelen haçlı yardımları engellendi.
  • Tekerlekli kuleler yaptırıldı.
  • Hristiyanların elindeki İstanbul  yakınlarında bulunan “silivre ve vize” kaleleri alındı.
  • Denizden gelen haçlı yardımlarını engellemek için ege denizine donanma gönderildi.
  • 400 parçalık yeni bir deniz filosu oluşturuldu.
  • Zincirle ağzı kapatılan Haliç’e karadan çektirilen 72 gemi indirildi.
  • Karamanoğullarının kuşatma sırasında ani bir baskın gerçekleştirmesini engellemek için karaman seferine çıkılıp, yenilgiye uğratıldı.

İstanbul’un fethi için dökülen Şahi Topu

Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'un fetihi için Macar Urban Usta döktürdüğü şahi topu

Dünyanın o zamanlar gördüğü yapılmış olan en büyük ve en özel toplarıdır.Şahi topları istanbulun fetihi için büyük rol oynamıştır.Bu toplar sayesinde bizans surları aşılmıştır.

Şahi toplarını Macar Urban bir dökümcü yapmıştır ve yapımı üç ay sürmüştür.Macar Urban’ın yaptığı bu devasa toplar Edirne’den yola çıkarılıp İstanbul’a getirilmiş ve getirilmesi iki ay sürmüştür.

Şahi Topunun özellikleri

Fatih Sultan Mehmed Han’ın döktürdüğü toplara “Şahi” ismin verilmiştir.Namlusu 91.5cm ve ağırlığı 680 kg’dır.Menzili ise 1200 metredir.

Günümüzde Fatih Sultan Mehmed döneminden 6 tane top kalmış, bunların en büyüğü olan ve İstanbul’da, Boğazlar’da kullanılan “şahi” bugün İngiltere’de dir. Diğer toplar ise Harbiye’de ki askeri müze bahçesinde olup bunların çapı daha küçüktür.

Dönemin paralel yapısı Çandarlı

Fatih Sultan Mehmed Han, 6 yaşında İstanbul surları ile beraber büyük toplar çiziyor. 21 yaşında hayalini gerçekleştirmek istiyor. Yanında Osmanlı sadrazamlarından Çandarlı Halil Paşa var. Çok köklü müslüman bir aile olan Çandarlı ailesine mensup. Kayı aşireti kadar yayılmış bir aşireti vardır.

Çandarlı ülkeyi Fatih’e rağmen idare etmek ister. İstanbul’un fethi sırasında Fatih’in askerlerine saldırın diyor, askerler Çandarlı’ya bakıyor. Çandarlı Halil Paşa, Osmanlı ordusuna moralsizlik aşılıyor.

Gemiler gittikten sonra biz burayı alamayacağız Macarlar geliyor, surların arkasında Roma, bu tarafta Macarlar arada kalacağız, gidelim artık İstanbul’u alamayacağız. 80 yaşlarındaki Çandarlı’nın küçük olsun bizim olsun, devletin fazla büyümesine gerek yok görüşündedir.

İstanbul’un düşmesi uzadıkça zamanın önde gelen devlet adamları Fatih’i geri çekmeye zorladılar. Baskılardan bunalan Fatih’e Akşemseddin manevi gücü ve derin görüşlülüğü ile büyük katkı verdi.

Fatih, kuzenine karşı

Şehzade Orhan, Fatih Sultan Mehmed’in amcasının oğlu, Bizans imparatorlugu’nda komutandır. İstanbul’un içinde Yedikule’den Samataya’ya olan bölgeyi koruyordu. Konstantin’in askerlerinden bir Osmanlı şehzadesi, Fatih’e karşı savaşıyor. Osmanlı kaynakları Sultan’ın kuzeni için kahpece öldü olarak tarihe geçmiştir.

Milletler topluluğu Osmanlı

Fatih ve onun kutlu askerlerine fetih müyesser olup İstanbul’un sokaklarına adım attıklarında korkuyla bekleşen Bizans ahalisinin kılına bile dokunmadılar. Osmanlı Devleti sadece İmparatorluk değil aynı zamanda bir devletler ya da milletler topluluğuydu. Fatih Sultan Mehmed, Patriği bütün Ortodosksların önderi durumuna getirdi. İstanbul’un hristiyan halkı da dinlerinde ve iç hukuklarında serbest bırakıldı.

Fatih sultan Mehmed’in Eğitime Verdiği Önem

Fatih Sultan Mehmed’in Eğitim Hayatı, çocukluğundan itibaren yoğun bir İslami ve ilmi eğitim aldı. Kendisinden önceki altı padişah gibi o da askeri hususlarda bilgi ve tekniğe sahipti. Fatih Sultan Mehmed, birçok tarihçi tarafından bir Rönesans hükümdarı olarak tanımlanmaktadır.

Osmanlı Türkçesi dışında Arapça, Farsça, İbranice, Keldanice, Slavca, İtalyanca, Yunanca ve Latince’dir.

Daha küçük yaşlardan itibaren titiz bir eğitimden geçen Fatih Sultan Mehmed, gönül eğitimini Akşemseddîn, Kuddise Sirruh Hazretleri’nin mânevî terbiyesinde ikmâl etmiştir. Bu terbiyenin başlayışı şöyle olmuştur:

Hacı Bayrâm-ı Velî, Sultan 2. Murad’ı ziyarete gelmişti. Yanında talebesi ve mânevî evlâdı Akşemseddîn de vardı. Sultan Murad Han, bu mübârek zâtın feyzinden oğlu Şehzâde Mehmed’in istifade etmesini istedi. Her cengâver sultan gibi Murad Han da İstanbul’un fethini hayâl ediyordu. Hacı Bayrâm-ı Velî Hazretleri’ne:

“–Acep İstanbul’un fethi kime müyesser olacak?” diye sorunca, o da:

“–Feth-i mübîni görmek şu şehzâde ile Akşemseddîn’e nasîb olacak!” cevabını verdi.

Bu açık kerâmet ile duygulanan Murad Han, Hacı Bayrâm-ı Velî Haz­ret­leri’nin izin ve işareti üzerine, oğlunu Akşemseddîn’in terbiyesine teslim etti. Akşemseddîn, Şehzade Mehmed’in mânevî terbiyesini üzerine alarak, onu feth-i mübîne mânen hazırladı.

İstanbul’un fethi için uykusuz günleri

Bu hazırlıkta diğer hocaların rolleri de son derece müessir olmuştur.
Bir defasında hocası Molla Gürânî, vakit gece yarısı olduğu hâl­de, Şehzâde Mehmed’in odasının ışığını yanık olarak gördü. Merak etti. Yanına girdi:
“–Şehzâdem niye uyumadın?” dedi.
O da:
“–Hocam, mütâlaa ediyordum…” karşılığını verdi.
Hocası sordu:
“–Hangi dersi mütâlaa ediyordun?”
Fâtih cevap vermeyip sustu.
Hocası çalıştığı dersi merak edip onun masası üzerindeki yığınla evrâkı karıştırdı. Hepsi İstanbul’un müstakbel fetih projeleri idi. O, fethin nasıl gerçekleşebileceğini plânlıyordu. Hocası:
“–Bunlar nedir evlâdım?” deyince Fâtih, içinde gizlediği sırrı açıklamak zorunda kaldı. Hocasına:
“–Hocam! Sır olarak kalması şartıyla, nicedir uykusuz kalıp da yaptığım çalışmaların ne olduğunu söyleyebilirim.” dedi.

Sabahlara kadar yaptığı planlar

Hocasının mütebessim bir çehre ile başını salladığını görünce devam etti:

“–Hocam! Bu iş nicedir içimi yakıp kavurmaktadır. Düşünü­yorum ki, tâ sahâbe-i kirâmdan beri defalarca muhâsara edilen ve mübârek ashâbın kanları ile sulanmış bulunan şu Kostantiniyye şehri niçin fethedilemiyor? O beldeyi fethetmenin yolu nedir? İşte bu yüzden uykularım kaçıyor, sabahlara kadar planlar yapıyorum.”

Bu samimî ifâdeleri dinleyen hocası, küçük Fâtih’i son derece takdîr etti. Ayrıca onun bu işi başarabilmesi için gerekli haslet, meziyet ve seviyeye bir an evvel ulaşabilmesi yolunda da şu yön verici na­si­hatte bulundu:

“–Evlâdım! Bu büyük zafere nâil olmanı cân u gönülden arzu ederim. Lâkin ben, senin câhil bir sultan olmanı değil, âlim, ehl-i kalp ve firâset sahibi bir hükümdar olmanı isterim. Zâten Kostantiniyye şehrinin mutlakâ fethedileceğini kaç asır evvelden âhir zaman Peygamberi Muhammed Mustafâ -sal­lâl­lâ­hu aleyhi ve sellem- Efen­dimiz:

«Kostantiniyye elbette fethedilecektir! Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan ve onu fetheden asker ne güzel askerdir!..» buyurarak bildirmişlerdir.

Bu itibarla Hazret-i Peygamber -sal­lâl­lâ­hu aleyhi ve sellem-’in medhederek müjdelediği o büyük şanlı fetih, mutlakâ ki âlim, âdil, dirâyetli ve daha birçok üstün meziyetlere sahip bir kumandan tarafından gerçekleştirilecektir. Dolayısıyla senin, maddî ve mânevî her türlü eğitimini ikmâl ettikten sonra o büyük fethe seferber olman, rûhumun en büyük emelidir…”

Fatih Sultan Mehmed’in İlim ve Bilim ile yetiştirilmesi

Küçük Şehzâde, hocasının gönlünden taşan bu samîmî na­si­hat­le­rin­deki nükteleri kavrayarak, yıllar yılı bunlardan mânevî bir kuvvet aldı. Hedeflenen dirâyet ve kemâlâta ulaşabilmek için, gece gündüz gayret etti.

Nitekim çok erken yaşlarda “feth-i mübîn” ile zihnen son derece meşgûl olup âdeta bu me­se­lede fânî olan Şehzâde, ilim yolundaki gayretini de artırarak kısa zamanda Arapça, Farsça, Latince, Sırpça ve Yunanca’yı öğrendi.

Eğitimini gördüğü zâhirî ve bâtınî ilimlerle hem kendi hayatını, hem de devlet işlerini düzene koydu. Fen ve teknik bilgileriyle de savaşlarda kullanacağı harp âletlerini tekâmül ettirdi. Projesi kendisine âit olan ilk havan topunu döktürerek İstanbul’un fethinde kullandığı meşhurdur.

Fatih Sultan Mehmed’in Vefatı Ölümü

Fatih 1481’de Anadolu’ya doğru yeni bir sefere çıktı. Ama daha yolun başında hastalandı ve 3 Mayıs 1481’de Maltepe’deki ordugahında öldü. Niksir hastalığından vefat ettiği sanılmakla birlikte zehirlendiği de söylenir. Öümünden sonra oğlu Bayezid tahta çıktı.

Fatih Camii‘ndeki Türbesi’nde yatmaktadır. Seferi nereye düzenlediği tam olarak bilinmemektedir. Zira Fatih bu bilgiyi seferin güvenliği açısından çok gizli tutuyor ve kimseye söylemiyordu. Ancak tarihçiler seferin Mısır’a ya da Roma’ya olacağı yönünde tahminler yürütmektedir.

Ama başka kitaplar ve tarihçiler ise  farklı yerlere fethi düzenleyici görüşündeydi. Birlikleri Üsküdar’da topladığı ve hazırlıkları başlattığı için seferinin İtalya’ya olma olasılığı günümüz tarihçileri tarafından makul bulunmamaktadır. Fatih Sultan Mehmed öldükten sonra Papa iki üç gün boyunca tüm kiliselerin çanlarını çaldırmıştır.

Fatih Sultan Mehmed Han’ın tanıdıktan sonra İstanbul’un fethi 1453 mutlaka okumanız gerekir.

Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=_3ElmI_KCaQ

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 4 YORUM
  1. Burak Alacatlı dedi ki:

    1431 de doğup 1453 de İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet 🙂 Ne büyük padişahmış be helal olsun.

  2. Bil Diye dedi ki:

    Gayet öğretici bir makale olmuş sayın hocam. Elinize sağlık.

  3. Kaan dedi ki:

    geometri, fizik, matematik, mühendislik, uzay, felsefe gibi bilim dallarında bilgisi olan 5-6 dil bilen bir padişahtı. Pek çok kişi onun 10 yaşındaki aklına dahi sahip değil.

  4. Mehmet dedi ki:

    Fatih Sultan Mehmet Han Hz. ile alakalı okuduğun en aydınlatıcı en faydalı içerikli olan yazı emeğinize yüreğinize bileğinize sağlık..